4 Mart 1937’den beri…

SİRKÜLER: 2025-179

Sayın Üyemiz,

T.C. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü’nden Alınan Yazı Metni Aşağıya Çıkartılmıştır.

ABD tarafından belirli otomobiller ile otomobil yedek parçalarının ithalatının yerli üretimi zayıflatarak ulusal güvenliği tehdit ettiği gerekçesiyle 1962 tarihli Ticaretin Genişletilmesi Yasası'nın 232. Bölümü çerçevesinde (Section 232) %25 oranında ek gümrük vergisi uygulanması kararı alınmıştır. Ekte bir örneğine yer verilen 26 Mart 2025 tarihli Başkanlık Kararında alınan önlemlerin başta COVID-19 pandemisinin yarattığı kırılganlıklar olmak üzere son yıllarda yaşanan küresel tedarik zinciri sorunlarının ABD otomotiv sanayisinin istihdam ve üretim düzeyinde yeterli iyileşmeye imkân tanımaması nedeniyle alındığı belirtilmiştir.

Diğer taraftan Vaşington Ticaret Müşavirliğimizden alınan yazılarda Amerika'nın ulusal güvenliğini tehdit edebilecek kereste ve odun ürünleri ile bakır ürünleri ithalatına yönelik soruşturmalar yürütüldüğü bildirilmiştir.

Bu çerçevede Section 232 kapsamında ABD Ticaret Bakanlığı'na kereste ve odun ithalatı ile ilgili potansiyel ulusal güvenlik risklerini değerlendiren bir soruşturma başlatma yetkisi verilmiştir. Soruşturma açılışına ilişkin Başkanlık Kararında ABD’nin 2024 yılı yumuşak odun kerestesi tüketiminin %95'ini karşılayacak üretim kapasitesine sahip olmasına karşın 2016 yılından bu yana ithalatçı konumunda bulunduğu belirtilmektedir. Ayrıca, odun ve kereste ürünlerinin hem sivil inşaat sektörü hem de askeri alanda önemli bir girdi olduğu belirtilerek, ABD’de her yıl askeri inşaat faaliyetleri için 10 milyar doların üzerinde harcama yapıldığı ifade edilmekte, hem askeri hem de sivil ihtiyaçları karşılayabilen güçlü bir yerli endüstri altyapısının gerekliliğine vurgu yapılmaktadır.

Söz konusu soruşturma kapsamında, kereste, odun ve türev ürünleri dahil olmak üzere ağaç mamullerinin ABD'nin ulusal güvenliği üzerindeki etkileri incelenmektedir. Soruşturma süreci, ABD'nin iç üretiminin talebi karşılayabilme kapasitesini, dış tedarik zincirlerinin rolünü, yabancı hükümetlerin sübvansiyonları ve agresif ticaret uygulamalarının etkisini, mevcut ticaret politikalarının iç üretime olan etkilerini ve bu tehditleri hafifletmeye yönelik alınacak tedbirleri içerecektir.

Aynı şekilde, Amerika'nın ulusal güvenliğini tehdit edebilecek bakır ürünleri ithalatına yönelik soruşturma başlatılmasına dair Başkanlık Kararı ile de ABD Ticaret Bakanlığı'na bakır ithalatı ile ilgili potansiyel ulusal güvenlik risklerini değerlendiren bir soruşturma başlatma yetkisi verilmiştir.

Söz konusu soruşturma kapsamında; ham bakır, bakır konsantreleri, rafine bakır, bakır alaşımları, bakır hurdası ve türev ürünler dahil olmak üzere bakır ürünlerinin ABD'nin ulusal güvenliği üzerindeki etkileri incelenmektedir. Soruşturma sürecinde, ABD'nin bakır ithalatına olan bağımlılığının, savunma uygulamaları, altyapı gelişimi ve teknolojik yenilikler açısından yaratabileceği olası tehditler değerlendirilecektir. Anılan Başkanlık Kararında, yabancı üreticilerin eritme ve rafinasyon kapasitesinin tek bir üretici tarafından domine edilmesinin ve mevcut küresel kapasite fazlasının, ABD'nin bakır arzını riske attığı belirtilmektedir. Ayrıca, yabancı üreticilerin aşırı kapasitesi ve sağlanan sübvansiyonların, ABD sanayisinin rekabet gücünü zayıflattığı ve fiyatları yapay olarak baskıladığı vurgulanmaktadır.

ABD Ticaret Bakanlığı söz konusu Soruşturmalara ilişkin 270 gün içinde hazırladığı raporları sunacak ve söz konusu raporlarda, bahse konu ürünlerin ithalatının ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit edip etmediği değerlendirilecektir. Ayrıca bu tehditleri azaltmak için alınabilecek tedbirler ve potansiyel vergiler, ihracat kontrolleri ya da iç üretimi artırmak için teşvikler gibi önerilere yer verilecektir.

 

 

 

 

 

 Ek: ABD Başkanlık Kararı

SİRKÜLER: 2025-156

Sayın Üyemiz,

T.C. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü’nden Alınan Yazı Metni Aşağıya Çıkartılmıştır.

ABD’nin Section 232 önlemleri kapsamında ülke ve ürün bazında muafiyetlerin kaldırılması, alüminyum ürünlerinde uygulanan %10’luk ilave vergilerin %25’e yükseltilmesi ve önlemler kapsamına yeni türev ürünlerin eklenmesine ilişkin hususlar daha önce bildirilmişti. Bu kapsamda, bahse konu yazının ekinde yer verilen Başkanlık Kararları ile yeni türev ürünlere yönelik %25 oranındaki ilave vergilerin 73 ve 76. fasıl altında yer alan ürünler için 12 Mart 2025 tarihi itibarıyla geçerli olacağı, bu fasıllar dışında yer alan ürünlere uygulanacak ilave vergilerin, ABD Ticaret Bakanlığı’nın gerekli sistemi kurması akabinde alüminyum ve çelik içeriğine göre tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.

Bu defa Vaşington Ticaret Müşavirliğimizden alınan bir yazıda, ABD Ticaret Bakanlığı’nca açıklanan bildirimle (EK-1), çelik ve alüminyum ürünlerinde ilave gümrük vergilerinin tam, verimli ve hızlı bir şekilde tahsil edilmesi amacıyla yeterli sistemlerin mevcut olduğu teyit edilmiştir. Söz konusu duyuru akabinde, ABD Gümrük Sınır ve Muhafaza Birimi (CBP) tarafından alüminyum (EK-2) ve çelik (EK-3) sektörlerinde ilave vergilerin tahsiline ilişkin detayları bildiren bültenler yayımlanmıştır. Bahse konu bültenlerin incelenmesinden, 12 Mart 2025 tarihi itibarıyla 73 ve 76. fasıl dışında kalan ürünlerden, çelik ve alüminyum içeriğine göre vergi tahsil edilmeye başlanacağı anlaşılmaktadır.

Söz konusu değişikliklerle ABD’li ithalatçılar, 73 ve 76. fasıl dışında kalan önlem kapsamı türev ürünlerin çelik ve alüminyum içeriğini tam olarak raporlamak zorunda kalacaktır. Section 232 uygulamalarına uyum sağlamak ve gerekli raporlamaları yapmak ABD ithalatçılarının sorumluluğunda olmakla birlikte, önümüzdeki dönemde ihracatçılarımızın ürünlerdeki çelik veya alüminyum girdisinin detayları, eritme ve dökme ülkesi, hammaddenin kaynağı vb. bilgileri ithalatçılarına sağlaması gerekecektir. Bu çerçevede, ABD’ye söz konusu türev ürünlerin ihracatını gerçekleştiren veya gerçekleştirmeyi planlayan firmalarımızın, tedarik zincirlerinin izlenebilirliği konusunda gerekli tedbirleri alması önem arz etmektedir.

 

 

 

Ek: 1. ABD Ticaret Bakanlığı Duyurusu

        2. Alüminyum Bildirim

        3. Çelik Bildirim

SİRKÜLER:2022- 733

Sayın Üyemiz,

T.C. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü’nden alınan yazı metni aşağıya çıkartılmıştır

Bilindiği üzere, ABD tarafından Section 232 kapsamında çelik ve alüminyum ithalatına uygulanan önlemler, ülkemizce Dünya Ticaret Örgütü Anlaşmazlıkların Halli Organına (AHO) taşınmış ve bu konuda bir Panel kurulmuştur (DS564).

Söz konusu uyuşmazlıkta Panel raporu 9 Aralık 2022 tarihinde yayımlanmıştır. Söz konusu raporda Panelce ülkemiz haklı bulunarak:

· ABD tarafından alınan önlemlerin “Taviz Listesi” (Schedules of Concessions) dışı vergiler uygulanması nedeniyle GATT 1994’ün 2. Maddesine aykırı olduğu,

· Bazı ülkelere tanınan toptan muafiyetlerin veya yapılan kota anlaşmalarının bu ülkeler nezdinde avantaj yarattığından ve ayrıca Türkiye’ye karşı önlemin bir dönem %50 oranında uygulanmasının yine diğer ülkelere avantaj yarattığından bahisle GATT 1994’ün 1. Maddesinde yer alan “En Çok Kayrılan Ülke” (Most Favoured Nation) ilkesine aykırı olduğu,

· Bazı ülkelerin kota karşılığında önlemden muaf olmasının GATT 1994’ün 11. Maddesinde yasak olarak tanımlanan miktar kısıtlaması sınıfına girdiği ve bu sebeple ilgili maddeye aykırı olduğu,

· Önlemlerin ABD tarafından GATT 1994’ün 21. maddesine (Güvenlik İstisnaları) dayandırılmasına rağmen, önlemlerin herhangi bir “savaş veya uluslararası ilişkilerde bir olağanüstü durum anında” alınmadığı ve bu sebeple 1., 2. ve 11. maddelere aykırılığın 21. Madde kapsamında bir istisnadan yararlanamayacağı belirtilmiştir.

Öte yandan Panel, ABD önlemlerinin GATT 1994’ün 19. Maddesi (Bazı Ürünlerin İthalatında Olağanüstü Durum – Korunma Önlemleri) kapsamında alınmadığına hükmetmiştir. Bu kapsamda, söz konusu uygulama için Korunma Önlemleri Anlaşması hükümlerinin geçerli olmayacağını ifade ederek, bu çerçevede ülkemiz argümanlarını reddetmiştir.

Sonuç olarak, Panel ABD’nin GATT 1994’e aykırı bulduğu önlemlerini yükümlülükleriyle uyumlu hale getirmesini önermiştir.

Anlaşmazlıkların Halli’nin Uygulanmasındaki Kurallar ve Prosedürler’in (Dispute Settlement Understanding-DSU) 21.maddesine göre, panel veya temyiz organı kararlarının uygulanması AHO’nun gözetimi altındadır. Bu çerçevede, panel veya temyiz organı kararının AHO’da kabul edilmesinin ardından taraflar kararın uygulanması için makul bir süre içerisinde anlaşmaktadırlar. DSU’nun 22. maddesine göre ise, söz konusu makul süre içerisinde panel veya temyiz kararının uygulanmaması halinde şikayetçi ülkeye bir tazminat veya karşı önlem hakkı vermektedir. Bu kapsamda, taraflar arasında makul sürenin tamamlanmasının ardından 20 gün süre içerisinde bir tazminat kapsamında anlaşılamaması halinde, şikayetçi taraf, AHO’dan önlemden dolayı oluşmuş zarara eşdeğer bir karşı önlem uygulama talebinde bulunması hakkı doğmaktadır. Sonrasında AHO’da karşı önlemin içeriğine ilişkin süreç başlamaktadır.

Ancak, DTÖ AHO’da temyiz organının çalışamaz durumda olması sebebiyle, bahse konu panel kararının ABD tarafından temyize götürülerek, sürecin tıkanmasına yol açılabilmesi de ihtimal dâhilindedir.

Nitekim söz konusu raporun açıklanmasının ardından ABD Ticaret Temsilci Yardımcısı tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin panel kararını kabul etmediği, DTÖ'nün ulusal güvenlik konularında karar verecek yetkiye sahip olmadığı, bu çerçevede bir panel kararının ulusal güvenlik kapsamında verdiği bir kararın önünde tutulmayacağı ifade edilmiştir. Bu kapsamda, Section 232 önlemlerinin kaldırılmasının düşünülmediği belirtilmiştir.

Son olarak, halihazırda ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu (USITC) tarafından, Section 232 önlemlerinin etkili olup olmadığına ilişkin bir gözden geçirme yürütülmektedir. USITC, 15 Mart 2023 tarihine kadar raporunu ilgili makamlara sunacaktır.