4 Mart 1937’den beri…

SİRKÜLER: 2023-08

Sayın Üyemiz,

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nden alınan yazı metni aşağıya çıkartılmıştır.

Ticaret Bakanlığından alınan yazıları konusu, Avrupa Yeşil Mutabakatı Döngüsel Ekonomi Eylem Planı kapsamında, Avrupa Komisyonu tarafından Atık Sevkiyatları Tüzüğünü revize eden bir mevzuat taslağı açıklanmış olduğu, anılan taslak ile, AB'nin kıymetli hammadde sınıfındaki hurda demir dahil olmak üzere üçüncü ülkelerin AB'den girdi teminine yeni düzenlemeler getirilmesinin öngörüldüğü aktarılmaktadır.

Anılan yazıda devamla, taslak mevzuat kapsamında getirilmesi öngörülen tedbirlerin, başta hurda metal olmak üzere hammadde niteliğindeki atıkların ihracatına miktar kısıtlaması ve eş etkili tedbir olarak, AB-Türkiye AKÇT STA'sı ve AB’nin DTÖ yükümlülüklerine aykırılık teşkil ettiği, söz konusu kısıtlamaların çevrenin korunması amacını aşarak orantısız kısıtlamalara zemin hazırladığına yönelik ülkemiz çekincelerini Avrupa Komisyonu ile gerçekleştirilen müteaddit görüşmelerde dile getirildiği, ülkemiz çekincelerini içeren pozisyon belgesinin iletildiği ifade edilmektedir.

Ayrıca, anılan taslak mevzuata ilişkin olarak 19 Aralık 2022 tarihinde Ticaret Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AB Nezdinde Brüksel Daimi Temsilciliği katılımıyla Brüksel'de Avrupa Komisyonu ile bir toplantı gerçekleştirilmiştir.

Anılan toplantıda, Komisyon tarafından, yöneltilen sorular çerçevesinde ülkemiz mevzuatına ilişkin bilgi aktarılmış, Ticaret Bakanlığınca ise taslak mevzuata dair çekinceler iletilmiş olup, toplantıya ilişkin detaylı bilgi notu ekte sunulmaktadır. Bu itibarla, AB tarafından Atık Sevkiyatı Tüzüğü Taslağı ile benimsenmiş olan strateji kapsamında Ticaret Bakanlığı genel değerlendirmeleri özetle aşağıda yer almaktadır.

– AB çelik sektörü, ETS kapsamında emisyon oranında ödemekle yükümlü olacağı ücretlerin azaltılması ve bu kapsamda uluslararası rekabetçiliğinin artırılması amacıyla önümüzdeki dönemde hurda metali girdi olarak kullanan elektrikli ark ocaklarına yönelik yatırımlarını artıracak, bu nedenle hurda metal hammaddesine olan ihtiyaç artacaktır. Söz konusu mevzuatın, hurda metale yönelik hammadde ihtiyacı arttığında, kısıtlama yapılmasına imkan verecek hükümleri taşıdığı değerlendirilmektedir.

– Öte yandan, AB tarafından sürdürülebilir ürün inisiyatifi kapsamında, tüm ürün gruplarında çıkarılacak yeni mevzuatlar ile geri dönüştürülmüş içerik zorunluluğu getirilecek olup, demir Çelik sektörü öncelikli sektör olarak belirlenmiştir. Bu yaklaşımın tüm sektörlere yayılması öngörülmekte olup, alüminyum, plastik, kağıt, cam, tekstil gibi diğer atık türlerine olan ihtiyacın da artması durumunda, benzer kısıtlamaların bu atık türleri için de gündeme gelmesi söz konusu olabilecektir.

Bu çerçevede, mevzuat taslağının ticareti kısıtlayıcı etkisinin AB’nin DTÖ yükümlülükleri ile AKÇT STA’sı ve Gümrük Birliği’ne aykırılığına ilişkin ülkemiz tezleri, gerek AB nezdinde gerekse diğer uluslararası platformlarda dile getirilmeye devam edilecektir.

– Öte yandan, 2022 yılı sonunda sonuçlanması öngörülen Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrolü-EKÖK projesi kapsamında atık işleme tesislerinin Endüstriyel Emisyon Direktifine uyum durumuna yönelik yapılacak tespitlerin, atılması gereken adımların belirlenmesi açısından yol gösterici olacağı, mevzuatta öngörülen geçiş süreci de dikkate alınarak, ülkemizde de 2-3 yıllık bir takvim çerçevesinde söz konusu mevzuatlara uyum sağlamasının değerlendirilmesinde fayda görülmektedir.

– Ayrıca, önümüzdeki dönemde geri dönüştürülmüş içerik zorunluluğu ile pek çok ürün grubunda hammadde ihtiyacının artacağı göz önüne alınarak, hammadde niteliğindeki atıkların ülkemizde toplanmasının etkin ve verimli hale getirilmesi ve ülkemiz geri dönüşüm kapasitesinin artırılması önem arz etmektedir.

– Buna ek olarak, Atık Sevkiyatı Tüzüğü Taslağı’ndan muafiyet sağlayacak atık durumunun sona ermesi, End of Waste-EoW statüsünün ülkemizce uygulanabilirliğine yönelik çalışmalar yapılmasında fayda görülmektedir.

 

 

EK: Atık Sevkiyatı Tüzüğü Taslağına İlişkin Avrupa Komisyonu İle Yapılan Toplantının Bilgi Notu (4 Sayfa)

 

SİRKÜLER: 2022-737

Sayın Üyemiz,

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nden alınan yazı metni aşağıya çıkartılmıştır.

Ticaret Bakanlığından alınan yazıları konusu, Döngüsel Ekonomi Eylem Planı kapsamında, ambalaj atığını azaltmak, mevcut ambalajların geri dönüştürülebilirliğini ve yeniden kullanılabilirliği artırmak amacıyla, 1994 tarihli Ambalaj ve Ambalaj Atığı Direktifini revize eden mevzuat taslağının 30 Kasım 2022 tarihinde Avrupa Komisyonu tarafından açıklandığı aktarılmaktadır.

AB verilerine göre ambalajların % 40’ı plastik, % 50'si kağıt malzemeden üretilmekte olup, ambalaj atıkları belediye atıklarının % 36'sını teşkil etmektedir. Ambalaj kaynaklı sera gazı emisyonlarını 2030 yılı itibariyle 66 milyon tondan 43 milyon tona düşürmeyi, su kullanımını 1.1 milyon m3 azaltmayı, 2030 yılı itibariyle ambalaj atığı geri dönüşüm oranını %73'e çıkarmayı amaçlayan mevzuatın belirlemiş olduğu, sürdürülebilirlik ve etiketleme kriterlerini karşılamayan ambalaj malzemelerinin AB pazarına arzı mümkün olamayacaktır. Bu kapsamda özetle aşağıdaki hususlarda düzenlemeler yapılması öngörülmektedir:

– Ambalaj malzemelerinde bulunacak kurşun, kadmiyum, cıva ve hekzavalan krom oranının 100 mg/kg sınırını geçmemesi gerekmektedir.

– Plastik, cam, metal, kağıt, tekstil, seramik malzemelerinden oluşan ambalaj türlerinin detaylı olarak belirlendiği mevzuata göre, 2030 yılı itibariyle yalnızca geri dönüştürülebilir ambalajların piyasaya arzı mümkün olacak, geri dönüşüm için tasarım kuralları uygulama mevzuatları ile belirlenecektir.

– Plastik ambalajlar için zorunlu geri dönüştürülmüş içerik oranının, türüne göre 2030 yılı için %10-%35, 2040 yılı için %50-%65 olması öngörülmektedir.

– Marketlerde sebze-meyve için kullanılan türden çok hafif nitelikli plastik poşetlerin biyo-çözünür olması öngörülmektedir.

-Ambalajların küçültülmesi, özellikle e-ticarette gereğinden büyük ambalaj kullanılmaması, ambalajlardaki boşluk oranının %40’ı geçmemesi amaçlanmaktadır.

– Ambalajların malzeme içeriğine, yeniden kullanılabilirliğine veya tek kullanımlık olup olmadığına ilişkin kriterleri belirlenmiş bir etiket taşıması öngörülmekte; yeniden kullanım imkanlarına, toplama merkezlerine dair bilgilere dijital erişim sağlayan ve ürünün yaşam döngüsünün takip edilebildiği QR kod veya benzeri bir dijital veri sağlayıcısı taşıması

– Ambalajların malzeme içeriğine, yeniden kullanılabilirliğine veya tek kullanımlık olup olmadığına ilişkin kriterleri belirlenmiş bir etiket taşıması öngörülmekte; yeniden kullanım imkanlarına, toplama merkezlerine dair bilgilere dijital erişini sağlayan ve ürünün kod veya benzeri bir dijital veri sağlayıcısının olmasına

-Otel şampuanları, paket servise yönelik olmayan tek kullanımlık tabak, bardaklar, 1,5 kg altındaki meyve ve sebze paketleri gibi tek kullanımlık ambalaj malzemelerinin kullanımının yasaklanması öngörülmektedir.

-Yeniden kullanılabilir ve doldurulabilir ambalaj kullanımının yaygınlaştırılması amacıyla farklı ambalaj türleri için hedefler belirlenmiş olup, örneğin su ve alkolsüz içecek ambalajlarının 2030 yılı itibariyle %10, 2040 itibariyle %25 oranında yeniden kullanılabilir ve doldurulabilir olması amaçlanmıştır.

-Kişi başına düşen ambalaj atığı miktarının 2030 yılında % 5, 2035 yılında %10 ve 2040 yılında %15 oranında azaltılmasına yönelik politikalar geliştirilmesi öngörülmektedir.

-Ambalaj üreticilerinin, ambalajın geri toplanması, geri dönüştürülmesi, yeniden kullanılması gibi tüm süreçlerinden sorumlu olduğu Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (Extended Producer Responsibility- EPR) uygulaması kapsamında, üye ülkeler tarafından kurulacak olan kayıt sistemine kaydolmaları, üye ülkelerde ürünlerinin kullanım sonrası süreçlerini yönetmek üzere EPR temsilcisi ataması veya EPR sürecini yürütmek üzere Üretici Sorumluluğu Organizasyonu tayin etmeleri gerekmektedir.

EPR kapsamında, AB'de piyasaya arz edilen ya da ithal edilen tüm ambalaj ürünlerinden EPR ücreti tahsil edilecek, taslak ekinde yer alan geri dönüştürülebilirlik sınıflandırmalarına göre, daha sürdürülebilir ürüne daha düşük ücret uygulanacaktır.

-Üye ülkelerin ambalaj atıklarının geri dönüşümünü ve geri kullanımını sağlamak üzere atık toplama ve depozito iade sistemleri kurması gerekmektedir. Üye ülkelerin geri dönüşüm hedeflerinin tutturulması amacıyla gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. Bu kapsamda, 31 Aralık 2025 tarihi itibariyle tüm ambalaj atıklarının %65'inin, malzemelerine göre plastikte %50, ahşapta %25, metalde %70, alüminyumda %50,camda %75, kağıt ve kartonda %75 oranında geri dönüştürülmesi, bu oranların 31 Aralık 2030 itibariyle tüm ambalaj türlerinde %70'e, plastikte %55, ahşapta %30, metalde %80, alüminyumda %60, camda %75 ve kağıt ve kartonda %85'e çıkarılması amaçlanmaktadır.

 Anılan taslağın yanı sıra, Komisyon tarafından biyobazlı, biyoçözünür ve kompost edilebilir plastiklerin tasarımı, geri dönüştürülmesi ve atık yönetimine ilişkin hususları netleştirmek amaçlı bir bildiri yayımlanarak, tüketicilerin bilgilendirilmesi, aldatıcı söylemlerin engellenmesi ve söz konusu plastik türlerinin en uygun koşullarda döngüsel ekonomiye kazandırılmasına yönelik temel adımların açıklığa kavuşturulması hedeflenmiştir.

Komisyonun bu kapsamda sunduğu yeni çerçeveye ilişkin yayımlanan bildiride özetle:

 -Biyobazlı plastikler üretmek için kullanılan biyokütlenin, çevreye zarar vermeden ve "biyokütlenin basamaklı kullanımı" ilkesine uygun olarak sürdürülebilir bir şekilde tedarik edilmesi gerektiği; bu doğrultuda üreticilerin hammadde olarak organik atık ve yan ürünlerin kullanımına öncelik vermesi gerektiği; ayrıca, yeşil aklamayla (greenwashing) mücadele etmek ve tüketicileri yanıltmaktan kaçınmak için üreticilerin "biyoplastikler" ve "biyobazlı" gibi plastik ürünlerle ilgili jenerik iddialardan kaçınmaları gerektiği; biyobazlı içerikle ilgili iletişim kurarken üreticilerin, üründeki biyobazlı plastik içeriğin kesin ve ölçülebilir payına atıfta bulunması gerektiği (örneğin: 'ürün, %50 biyobazlı plastik içeriği içerir'),

 –Biyobozunur  plastiklere dikkatle yaklaşılması gerektiği yerleri olduğu ancak çevresel faydalarının ve döngüsel ekonomi için değerlerinin kanıtlandığı belirli uygulamalara

yönlendirilmeleri gerektiği; bunların hangi koşullar altında ve hangi ortamda biyolojik olarak parçalanmalarının ne kadar süreceğini gösterecek şekilde etiketlenmesi gerektiği; Tek kullanımlık Plastik Direktifi kapsamına girenler de dahil olmak üzere, çöpe atılması muhtemel ürünlerin biyolojik olarak parçalanabilir olduğunun iddia edilemeyeceği veya bu şekilde etiketlenemeyeceği,

  –Endüstriyel olarak: kompostlanabilir plastiklerin yalnızca çevresel faydaları olduğunda, kompostun kalitesini olumsuz etkilemediklerinde ve uygun bir biyoatık toplama ve arıtma sistemi mevcut olduğunda kullanılması gerektiği; endüstriyel olarak kompostlanabilir ambalajlara yalnızca çay poşetleri, filtre kahve kapsülleri ve pedleri, meyve ve sebze etiketleri ve çok hafif plastik poşetler için izin verileceği; ürünlerin, her zaman AB standartlarına uygun endüstriyel kompostlama sertifikasına sahip olduklarının belirtilmesi gerektiği bildirilmektedir.

Bundan sonraki süreçte, ambalaj ve ambalaj atıkları ile ilgili teklifin olağan yasama prosedüründe Avrupa Parlamentosu ve Konsey tarafından değerlendirilmesi beklenmektedir.