4 Mart 1937’den beri…

SİRKÜLER: 2026-96

Sayın Üyemiz,

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nden Alınan Yazı Metni Aşağıya Çıkartılmıştır.

T.C. Ticaret Bakanlığından alınan bir yazıda, Avrupa Komisyonu İç Pazar, Sanayi, Girişimcilik ve KOBİ’ler Genel Müdürlüğü (DG GROW) tarafından 30 Ocak 2026 tarihinde “2026 Tek Pazar ve Rekabetçilik Yıllık Raporu” yayımlandığı belirtilmiştir. Raporda, Avrupa Birliği (AB) ekonomisinin rekabet gücünün jeopolitik belirsizlikler, küresel ticaret baskıları ve stratejik bağımlılıklar bağlamında önemli sınamalarla karşı karşıya olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca, Tek Pazarın Avrupa ekonomisinin temel dayanağı olduğu belirtilmekte ve iç engellerin kaldırılmasının büyüme, dayanıklılık ve sanayi kapasitesi açısından kritik önem taşıdığı ifade edilmektedir.

Söz konusu Raporda Tek Pazarın işleyişi, inovasyon açığının kapatılması, sanayinin karbonsuzlaştırılması ve stratejik bağımlılıkların azaltılması olmak üzere dört ana bölüm çerçevesinde kapsamlı değerlendirmeler yapıldığı iletilmektedir. 29 temel performans göstergesine (KPI) dayalı analizde bazı alanlarda ilerleme sağlandığı, ancak özellikle araştırma-geliştirme (AR-GE) yatırımları, özel sektör yatırımları ve hizmet piyasalarındaki düzenleyici alandaki dağınık yapı gibi konularda ilerlemenin sınırlı kaldığı belirtilmektedir. AB iş gücü verimliliğinin ABD seviyelerinin altında seyrettiği, Ar-Ge harcamalarının 2030 hedefinin gerisinde kaldığı ve dijital teknolojilerin işletmeler tarafından benimsenme oranının artırılmasının gerektiği vurgulanmaktadır. Raporda Tek Pazardaki en önemli on engelin (terrible ten) hem Avrupa hem ulusal düzeyde kaldırılması için ortak eylem ihtiyacı olduğu belirtilmekte olup; bu amaçla idari yüklerin azaltılmasına yönelik olarak ilk yıllık Tek Pazar Uygulama Gündemi tanıtılmaktadır.

“İşleyen Bir Tek Pazar” başlıklı ilk bölüm, ulusal ve Avrupa düzeyinde devam eden engellerin Tek Pazarın ekonomik potansiyelinin tam olarak kullanılmasını engellediği ifade edilmektedir. Tek Pazarın AB GSYH’sine yıllık yüzde 3–4 katkı sağladığı ve milyonlarca istihdam yarattığı belirtilmekle birlikte, mal ticaretinde entegrasyonun durağanlaştığı ve hizmet ticaretindeki artışın sınırlı kaldığı tespit edilmektedir. Bu durumun, özellikle ulusal düzenlemelerdeki ayrışma, standart belirleme süreçlerindeki yavaşlık ve ürün uygunluk denetimlerindeki yetersizliklerden kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Ayrıca, kamu alımları alanındaki mevcut çerçevenin çok sayıda sektörel tasarruf içermesi nedeniyle parçalı bir görünüm arz ettiği, bunun da hem kamu otoriteleri hem de ihalelere katılan şirketler açısından belirsizlik ve uygulama farklılıkları yarattığı belirtilmektedir. “İnovasyon Açığının Kapatılması” başlıklı ikinci bölüm, AB’nin güçlü üniversiteleri ve nitelikli iş gücüne rağmen yenilikçilik yarışında küresel rakiplerinin gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya bulunduğunu ortaya koymaktadır. AR-GE harcamalarının GSYH içindeki payının uzun süredir hedeflenen seviyenin altında seyrettiği ve özel sektör yatırımlarının yetersiz kaldığı ifade edilmektedir. Dijital teknolojilerin benimsenme hızının düşük olması, özellikle KOBİ’ler açısından verimlilik artışını ve ölçeklenmeyi sınırlayan temel faktörlerden biri olarak değerlendirilmektedir. Bu eğilimlerin sürmesi halinde AB’nin teknolojik bağımsızlığının ve küresel rekabet gücünün zayıflayabileceği vurgulanmaktadır.

“Sanayinin Karbonsuzlaşması ve Yatırım” başlıklı üçüncü bölümde, yüksek enerji fiyatları ve zayıf özel yatırım iştahının AB sanayisinin rekabetçiliğini olumsuz etkilediği belirtilmektedir. Elektrifikasyon oranının uzun süredir artış göstermediği, buna karşın yenilenebilir enerji kapasitesinin genişlemeye devam ettiği ifade edilmektedir. Kamu yatırımlarının ve AB düzeyindeki finansman araçlarının sanayi dönüşümünü desteklediği, ancak Tek Pazar içindeki düzenleyici alandaki dağınıklığın döngüsel ekonomi hedeflerine ulaşılmasını zorlaştırdığı tespit edilmektedir. Bu çerçevede, ikincil ham madde piyasalarının gelişiminin sınırlı kaldığı ve üçüncü ülkelere bağımlılığın devam ettiği vurgulanmaktadır.

“Güvenliğin Artırılması ve Bağımlılıkların Azaltılması” başlıklı dördüncü bölümde ise, küresel ticaret yapısındaki köklü değişimlerin AB’nin tedarik zincirlerindeki stratejik kırılganlıkları daha görünür hale getirdiği belirtilmektedir. AB’nin küresel ticaretteki payını genel olarak koruduğu, ancak özellikle imalat sanayisinin üçüncü ülkelerdeki aşırı kapasiteler, devlet destekleri ve ilave gümrük vergisi uygulamaları nedeniyle artan bir baskı altında bulunduğu ifade edilmektedir. Küresel ticaret bağlamında AB’nin güçlü konumunu koruduğu, ancak stratejik tedarik zincirlerinde dış bağımlılıkların yüksek seviyede kaldığı belirtilmektedir.  

Özellikle kritik hammaddeler ve temiz teknoloji bileşenlerinde dışa bağımlılık risklerine dikkat çekilmekte ve sanayi kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik yeni politika araçlarının geliştirildiği ifade edilmektedir. Bu kapsamda, Sanayiyi Hızlandırma Yasası’nın (Industrial Accelerator Act) Avrupa’da imalat sanayii için lider pazarlar oluşturarak dayanıklılığı artırmayı, kalite odaklı istihdamı korumayı ve stratejik sektörlerde yerli üretim kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığına da Raporda yer verilmektedir.

Raporun genel değerlendirmesinde Tek Pazarın Avrupa ekonomisi için bir “şok emici” işlevi gördüğü ve kalan yapısal engellerin kaldırılmasının Avrupa’nın uzun vadeli refahı ve stratejik özerkliği açısından zorunlu olduğu vurgulanmaktadır. Raporda ayrıca, kamu alımlarının birçok küresel aktör tarafından tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak amacıyla kullanılan temel politika araçlarından biri hâline geldiği ifade edilmekte; AB açısından da kamu alımlarının sadeleştirilmesi ve stratejik hedeflerle uyumlu hâle getirilmesinin, üçüncü ülkelere bağımlılıkların azaltılmasında önemli bir kaldıraç olduğu iletilmektedir.

Konuya ilişkin olarak Refah ve Sanayi Stratejisinden Sorumlu İcracı Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné, Raporda tespit edilen zorlukların ele alınması ve Tek Pazarın tam potansiyelinin açığa çıkarılması amacıyla halihazırda bir dizi adım atıldığını; gelinen aşamada AB ve üye ülkelerin, engellerin kaldırılması ve Tek Pazar Stratejisinin uygulanması yönünde kararlı bir şekilde hareket etmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Söz konusu Rapor bir dizi tamamlayıcı belge ile desteklenmekte olup, bu kapsamda, “Komisyon Hizmetleri Çalışma Belgesi” (KPI’lar; Uygulama tabloları; seçili küresel aktörler tarafından alınan dayanıklılık önlemlerine genel bakış), “2026 etkileşimli çevrim içi Tek Pazar ve Rekabetçilik Skor Tablosu” ve “2024–2025 Dönemi Tek Pazar Uygulama Görev Gücü Yıllık Raporu” ile konuya ilişkin Komisyon açıklamasına aşağıdaki bağlantıdan erişilebildiği belirtilmiştir:

https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_26_252

Öte yandan, bahse konu “Komisyon Hizmetleri Çalışma Belgesi”nde, AB’nin başlıca partnerlerinin stratejik bağımlılıklarını azaltmak ve yeşil ve dijital dönüşüm kapsamında tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirmek için uyguladıkları sanayi, ticaret, finansman ve kamu alımları politikaları ile uluslararası iş birliklerine yönelik bir incelemeye de yer verildiği, bu kapsamda ülkemizin bulunmadığı dikkat çektiği ifade edilmiştir.

Ek:

1. 2026 Tek Pazar ve Rekabetçilik Raporu

2. Komisyon Hizmetleri Çalışma Belgesi

3. 2024–2025 Dönemi Tek Pazar Uygulama Görev Gücü Yıllık Raporu